Haberler

Toplam Üretken Bakım (TPM) Yetim Kaldı

Toplam Üretken Bakım‘ın yaşayan 3 Japon kurucusundan biri olan 90 yaşındaki Tokutaro Suzuki Sensei’yi geçtiğimiz hafta kaybettik. TPM saha denetimleri için Türkiye’ye sıklıkla gelen ve bugüne kadar TPM ödülü almaya hak kazanmış birçok firmanın TPM yolculuğuna büyük katkıları olan hocamızın toprağı bol olsun.

TPM’in Türkiye’de sevilmesine, bizlerin gerçek TPM’i öğrenmesine ve bize öğrettiklerini bugün Türkiye’de TPM yolculuğunda olan birçok firmaya aktarmamıza vesile olan Suzuki Sensei, gerçek bir rol model olarak hep hatırımızda kalacak.

90 yaşına kadar bir an bile emekli olmayı düşünmemiş, çalışma azmi ve motivasyonun, insanı her daim hayata bağlayan yegane şey olduğunu bize göstermiş, güleryüzü ve sevimliliği ile “Sert,Aksi Japon Sensei” imajını yok etmiş Suzuki Hoca, literatüre yaptığı katkılar, firma denetimlerinde verdiği anektodlar ve yaşının çok ötesindeki enerjisi ile akıllarımızda yer etmiş bir kişilik oldu.

suzuki-tpm

Suzuki Sensei (soldan dördüncü) Final Assesment’lardan birinde – Aralık 2014

Denetimler boyunca belki kendisinden TPM ile ilgili saatlerce bir şeyler dinlemiş olsam da bende TPM’den çok daha fazlasını bıraktığı bir “iz”i burada anlatmadan geçmek istemem:

Danışmanlık ve denetmenlik faaliyetlerinin yanında aynı zamanda eski bir yüzücü olan Suzuki Hoca’yı en son 88 yaşında iken Aralık 2014’teki TPM final denetimlerinde görmüştüm. O son karşılaşmamızda 90 yaş serbest stil yüzme şampiyonasına hazırlanmakta olduğunu ve bunun için “çalıştığını” tüm ekibe söylemişti. İnsan ilk duyduğunda “Gidip huzurla dinlenmek hayatının son yıllarını geçirmek varken bu yaşta bunlara ne gerek var canım! Hadi TPM anlatıyorsun; ama yüzme de neyin nesi” deyiveriyor içinden. Ama sonra biraz düşününce asıl sırrın bu “boşvermemişlik” olduğunu fark ediyorsunuz. Boşvermeye başlayınca; hayatın da sizi boşvermeye başladığını anlıyorsunuz. Yoksa hala nasıl 90 yaşında herkesten daha dinç bir şekilde bir şeyler öğretme’nin ve öğrenme’nin peşinde olabilir ki insan!

İşte o gün, “hayatta hedefler belirlemek” ve “yaşama dair umut dolu olmak” kavramlarının gerçekten ne anlama geldiğini biraz olsun kavratmıştı Suzuki Sensei. Bir hedef peşinde koşmanın, insanın kendisini her an ama “gerçekten her an” geliştirmek için bir arayışta olmasının ne büyük bir enerji kaynağı olduğunu muhasebe etmemi sağladığı için kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Umarım (hepimizin demiyorum; çünkü emeklilik hayali kuranlarımız olabilir) böyle hedeflerle bezenmiş bir hayat yaşamayı arzu edenlerimizin, onunki kadar “Değer” dolu, öğretilerle dolu koca ve sağlıklı bir ömrü olur!

Sevgiler

Can Yükselen

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: