“Madem artık değeri müşteri gözünden tanımladık gerisi üreticiye kalmış arkadaş benim umrumda bile olmaz!” deyip kestirip atamıyoruz maalesef… “Hizmeti ve/ya ürünü yaratanların yani üreticilerin -ki hizmet sektöründekileri de hizmeti üretenler olarak tanımlıyorum- bakış açısından değer nedir?” diye sormaya devam edelim. “Gözlerimizi kapadığımızda çoğumuzun aklına gelen meta para ise ve aslında her üretici de birer tüketici olduğuna göre; aynı zamanda da üreticiler de tüketim yapan insan topluluklarından oluştuğuna göre Değer’in üretici gözünden de pek fazla bir farkı olmaması gerekir” diyenlerin hakkını yememek lazım. Bu tanım bir açıdan doğru olarak kabul edilebilir.Çünkü; eğer müşteri para ödemeye hazır olduğu her şeyi ona “Değer” buluyorsa;…
Yazar: Can Yükselen
Geçtiğimiz hafta Yalın Düşünce’nin ne olduğunu anlatır gibi yapsam da; aslında sizlere yaşadığımız dünyadaki problemlere ne kılıflar uydurduğumuzu ve ne tür bahanelere sığınıp yarattığımız sistemi nasıl suçladığımızdan bahsetmiştim. Bugün ise Yalın’ın Y’si değer’in ne olduğundan bahsedelim. “Kesin yine başka konulara dalacak, yine bizi kandırıyor” demeden önce şimdiden sizi uyarayım. Bu sefer konu başlığıma sadık kalacağım. Şimdi gözlerinizi kapayın bir müşteri olarak bu kelimeyi aklınıza getirdiğiniz an ilk aklınıza ne geliyor şöyle bir düşünün. Bu içerik işinize yaradı mı? Google’da bizi tercih ettiğiniz kaynak yapın İçeriklerimiz işinize yaradıysa, arama yaparken Google’a bunları daha fazla göstermesini söyleyebilirsiniz. Aşağıdaki düğmeye tıklayın, ardından açılan…
İçtiğiniz çay, kullandığınız otomobil, kullandığınız bilgisayar, konuştuğunuz telefon… Elinizdeki tüm ürünlerden bir beklentiniz var. Doğru mu? Peki beklentilerinizin ne kadarını karşılıyor bu ürünler? Peki ya finansal işlerinizde kullandığınız bankanız veya müşteri hizmetleriyle telefonda ya da internette muhatap olduğunuz mağaza yetkilisi ya da şu an web üzerinden yapmaya çalıştığınız alışveriş sitesi… İstekleriniz doğrultusunda size ne kadar hizmet veriyor? İçtiğiniz çaydan midenizin bulandığı, kullandığınız bilgisayardan cinnet getirdiğiniz, konuştuğunuz telefondan sinir krizi geçirdiğiniz ve hatta servis sağlayıcınıza küfrettiğiniz olmadı mı? Bankaların bekleme sandalyelerinde kitaplar bitirdiğimiz, müşteri hizmetleri telefonlarının başında saatlerce klasik müzik dinlediğimiz, web sitesinden beğendiğimiz ürünü satın alabilmek için kart numaramızı girmekten bilgisayarımızın…
Herkese Merhabalar, Sosyal medyadaki patlama ve her geçen gün küçülen dünyada, görüşleri ve değerleri paylaşmak için birebirde verilen eğitim ve danışmanlık faaliyetleri artık ne yazık ki yeterli olmuyor. Böyle bir dünyada insanlarla iletişim kurmanın yolu, telefon ve mail kanallarının ötesinde artık sosyal medyada oluşan takım yapılanmalarından geçiyor. İlgi alanları ortak insanların oluşturduğu gruplar aslında, bahsettiğimiz bu takım ruhunun en büyük ve güçlü göstergelerinden biri. Facebook ve/ya Twitter gibi Sosyal Medya’nın lokomotif kanalları her geçen gün rüştünü biraz daha ispatlarken, göz ardı edilemeyecek bir gerçek de blog sayfalarındaki ve bu sayfaların okunurluğundaki artış… Bugün Türkiye’de Bestseller listelerini zorlayan ve herkesin beğeniyle…
